baslik

baslik02

baslik01

 

 


3 SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 1

2. Ders - Papağanlara Cesaret Kazandırma

3. Ders - Konuşmayı Öğretmek

4. Ders - Recall Eğitimi

Recall 1. aşama: "Gel"meye ikna etmek

5. Ders - Diğer hayvanlarla ve çocuklarla geçinme

6. Ders - Yabancılarla Tanıştırma

7. Ders - Davranış Bozuklukları

Isırma
Eşyaları Parçalama
İnatlaşma
Sürekli Bağırma
Kötü Alışkanlıklar

8. Ders - DNA testi

4. SINIF

1. Ders - Numara Eğitimi 2

2. Ders - Matematik ve Genel Kültür Eğitimi

3. Ders - Recall Eğitimi 2

4. Ders - Freeflighting (özgür uçuş)

5. Ders - Papağanlar için Yemek Tarifleri

6. Ders - Üreme

7. Ders - Yavru Bakımı

tiyo TÜYO KÖŞESİ

>>Ay çekirdeğiyle beslenen papağanalrın dışkısı çok daha yapışkan olur. Meyve sebzeye geçiş yapmanız için başka bir neden daha :) Ve, bir papağan dışkısını temizlemenin en kolay yolu, elma sirkeli bir bezle temizlik yapmaktır!

TUVALET EĞİTİMİ

Papağanları iyi tanımayan kişiler genelde bu eğitimi duyduğunda "hadi canım.." der. Rika'nın "bom yap kızım" dediğimde hemen ıkınma pozisyonu aldığını, varsa tuvaletini yaptığını yoksa kafasını sağa sola salladığını görenler şok geçiriyor genelde :) Rika tuvalet eğitimli bir kuş ama aynı zamanda çok da zeki bu nedenle yukarıda yazdığım davranışı ona bütünüyle ben öğretmedim. Ben ona sadece "bom=tuvalet, böylece Nehir'le takılmak" denklemini öğrettim. Gerisi, yani tuvaleti yoksa ıkınıp kafasını sağa sola sallama adeti tamamen kendi icadı. Papağanlar bir davranış kalıbını "mantığıyla" öğrendiklerinde, öğrendikleri diğer mantık kalıplarıyla anlamlı bir ilişki kurarak yeni anlatım dilleri geliştirebilirler. Rika kafayı sağa sola sallamanın olumsuzluk anlamı taşıdığını biliyor, bomunu yapmadan bana gelmemesi gerektiğini de biliyor, üzerime bom yapılmasından hoşlanmadığımı da biliyor ve bu bilgisini birleştiriyor. Tuvaleti yoksa ve elime gelmek istiyorsa, bana tuvaletinin olmadığını, rahatlıkla onu alabileceğimi ifade ediyor. Yada tuvaleti varsa ve ben onu elime almak istiyorsam, beni kafasını sağa sola sallayarak reddediyor, elimi geri çektiğimde bomunu yapıyor ve bana geliyor. Burada benim görevim, "onun ne anlatmaya çalıştığını" bir zahmet anlamak. Hayvan daha ne yapsın. Anlamaz da inatla onu elime alırsam, eh, halıyı yada üzerimi bombalamasını anlayışla karşılamak durumundayım, çünkü bu artık benim hatam.

Netice itibariyle, papağanlara tuvalet eğitimi verilebilir. Ama bu eğitim, tuvaleti şuraya yap, buraya yapma türü otomat bir eğitim değildir. Papağanlar tuvaletlerini bir süre tutabilirler ama eninde sonunda bir yere yapmak zorundadırlar. Bilhassa uzun süre takıldıkları, kondukları mekanlara tuvaletlerini yapmaları çok normaldir. Ayrıca bazı durumlarda tuvaletlerini tutmaları mümkün değildir; korku, heyecan, üşüme, ani hava değişiklikleri, hastalık zamanları vs. gibi. Yani tuvalet eğitimi verilmiş bir kuş, bir daha gömleğinize yıvışık, sıcak ve sulu bir hediye bırakmayacak diye bir şey yok :) Tuvalet eğitimi sadece kuşunuzun sağa sola kaka yapmasını "belli ölçüde" azaltacaktır, o kadar.

Tuvalet eğitiminin iki aşaması vardır; birinci aşama sizinle ilgilidir, ikinci aşama kuşunuzla ilgili. Kuşunuza tuvalet eğitimi vermeden önce kendinize bir eğitim vermeniz gerekir. Birinci aşamada kuşunuzla ilgili şunları öğrenmeli ve bilmelisiniz:

- Kuşunuz ortalama ne kadar zamanda bir tuvaletini yapıyor? 10 dakkada bir? 20 dakikada bir? 40 dakikada bir? Saat tutup gözlem yapmanız gerekir bunu öğrenmek için. Genelde kuşun boyutları arttıkça tuvalet yapma süresündeki aralık da artar. Muhabbet kuşları dakka başı tuvalet yapabilirken (küçük oldukları için bağırsakları daha kısadır ve hızlı çalışır), afrika griler yarım saat de bir yapabilir. Süre ne kadar kısaysa, tuvalet eğitimi vermek de o kadar zordur. Bunun nedeni kuşun öğrenememesi değildir. Örneğin tuvalet eğitimi olan bir muhabbetin üstünüze kaka yapmaması için dakka başı kafesine gitmesi gerekebilir ve kuş bu durumdan bir süre sonra sıkılır, yada baştan öğrenmeyi reddeder.

- Kuşunuz tuvaletini yapmadan önce ve yaparken nasıl hareket ediyor? Her kuşun kendine göre bir davranış kalıbı vardır. Mesela Rika bom yapmadan önce şöyle bir döner çevresinde, huzursuzlanır. Arya kaka yapmadan önce hafifçe kabarır, sağına soluna bakınır. Bu ufak davranışlar bana "kaka yapmaya hazırlanıyor" mesajını verir. Sizin kuşunuzda tuvalet yapmadan bir kaç saniye önce bir takım davranışlar yapıyor olmalı. Bu davranışların hemen ardından tipik "ıkınma" pozisyonu gelir :) Ve bom!

- Papağanınızın sizin vücut dilinizi çok iyi okuyabildiğini bilmelisiniz. Ve ona birşey öğretmenin yolunun "davranışlarınız ve mimiklerinizle mümkün olduğunu" öğrenmelisiniz. Birbirinizle vücut diline bağlı bir ilişki henüz yoksa, tuvalet eğitimi vermeden önce bu bağı kurmaya çalışmanız gerekir. Bir papağana "işte şu" diye birşey göstermenin yolunun, bazen sadece "bir papağana, bir de gösterilen şeye bakmak olduğunu" öğrenmiş olmanız gerekli. Ayrıca yüz ifadeleriniz onun anlayacağı türden olmalı. Stoik bir bakış ve robot gibi ifadesiz bir ses tonuyla onunla diyaloğa giremezsiniz. Belki duygularınızın hiçbir şekilde diğer insanlara belli edilmemesi gereken distopik bir ortamda çalışıyorsunuz, ne olursa olsun eve geldiğinizde papağanınızın karşısında bu rolü sürdürmemeniz gerekli. Heyecanınız, neşeniz, üzüntünüz, hayal kırıklığınız, memnuniyetiniz vs. bütün duygularınız yüzünüzden anlaşılmalı! Çünkü papağanınızla diyalog kurmanızın en sağlam yolu bu! Zorluk çekenler ayna karşısına geçip çalışma yapabilir. :)

- Elbette papağanınıza üzgün üzgün bakarak ona herşeyi anlatamazsınız. Papağanınız üzgün bakışlarınızı farkeder, bir ona bir de bacağınızdaki sıcak ve sulu kakaya bakıyorsunuzdur ve şunu düşünür. "Hmm, sanırım bacağını bombalamam onu üzdü. Ama..ne yapabilirim ki??" Evet, bacağınıza bom yapılmasından hoşlanmadığınızı ona anlattınız ama ona bir alternatif sunamadığınız sürece üzgün bakışlı, bacağı kakalı bir ebevyn olma durumunu sık sık yaşamaya devam edersiniz. :) Mimiklerle papağanınızı eğitmeye hazır hale getirirsiniz ama eğitemezsiniz. Ona anlayacağı türde bir davranışla derdinizi anlatıp "şunu yap" demeyi öğrenmelisiniz.

Bundan sonra ikinci aşamaya geçebilirsiniz.

Aslında ikinci aşama çok basit. Olay birinci aşama bitiyor. İkinci aşama daha çok "şunu yap" demek için papağanca bir davranış serisi oluşturmaktan ibaret.

Öncelikle nereye bom yapılmasının sizin için uygun olduğunu belirleyin. Eğitim sırasında buna karar veremezsiniz, eğitimden "önce" ne isteyip istemediğinizi bilmeniz gerekli. Örneğin T sopası bombalamaya son derece uygun bir yer. Örneğimizi bunun üzerinden verelim.

Küçük, çevrede onun dikkatini dağıtacak eşyaların ve insanların olmadığı bir oda seçin ve T sopayı buraya götürün. Kuşumuzu T sopasına koyalım. Şİmdi onunla konuşun ve tuvaletini yapana kadar biraz takılın. Tuvaletini yaparken "BOM!" deyin yada keyfinize göre herhangi bir kelime. Ama bu kelime bundan sonra her tuvalet yapışında kullanacağınızbirkelime olacak. Bu yüzden dikkatli seçilmeli. Bir gün başka keli,me, ikinci gün başka kelime kullanamazsınız. Benim kelimem olan "Bom" üzerinden devam edelim. Tuvaletini yaptığında neşeli birnidayla "BOM!" der demez ona "aferin şimdi benimle gel" diyerek kuşunuzu elinize alın. Bir yere gitmesin diye baş parmağınızla ayağını çok hafif birşekilde tutabilirsiniz. Zaten gitmiyorsa gerek yok. Birlikte odayı dolaşın, banyoya gidin vs. Daha önceden ortalama kaç dakikada bir bom yaptığını ölçmüştük. Diyelim ki yarım saatte bir yapıyor. 20-25 dakika ortalıkta takılın. Bom zamanı yaklaşınca T sopaya gerti dönün ve kuşunuzu yine T sopaya bırakın. Onunla konuşun ve bekleyin. Tuvaletini yaptığında yine BOM! diyeceksiniz ve onu bombalar bombalamaz "aferin" diyerek yine elinize alacaksınız. Bu eğitimi hergün bir iki defa tekrarlarsanız, kısa süre içinde kuşunuz tuvalet eğitiminin temelini kapmış olacak.

Aşağıda Rika'yı oyun bahçesinde bom yaparken görebilirsiniz:

 

Ona "bom"un anlamını ve tuvalet eğitiminin temelini bu şekilde öğrettikten sonra, eğitimi günün diğer saatlerine de yayacağız. Örneğin, sabah onu dışarı çıkarmadan, kafesinin kapağını açmadan önce ona "bom yap ve dışarı çık" diyeceğiz. O bom yapana kadar kafesin kapağı açılmayacak ve siz onun başında bekleyeceksiniz. Bom yapar yapmaz kapağı açın ve onu elinize alıp dışarı çıkarın. Kısa süre sonra papağanınız sabahları siz kafese eğilip "bom" der demez bom yapacak ve dışarı çıakrmanızı bekleyecek. Dikkat etmeniz gereken iki şey var burada. Birincisi kuşunuz dışarı bir an önce çıkmak için siz kafese yaklaşmadan hemen önce bom yapabilir. Konuşabilen kuşlar zamanla "bom" diyerek bom yaptığını vokal olarak ifade edebilir, yada Rika gibi ben "bom yap" dediğimde başını sağa sola sallayarak ve yaptığı boma bakarak vücut diliyle "zaten yaptım" diyebilir. Bu durumda onun anlatmak istediğini anlayıp onu dışarı çıkarmanız gerek. Ama genelde siz kafese yaklaşana kadar bomlarını tutarlar, siz "bom" deyince yaparlar ki, sorun yaşamadan dışarı çıkabilsinler.

Arya'yı sabah bomunu yaparken izlemek isterseniz buraya buyurun. Arya daha yeni uyandı,örtüsünü açtım, biraz kafesinde gezindi, gerindi vs. Sıra bom yapıp dışarı çıkmasında:

 

Bu eğitimin bünyesinde yapacağınız başka bir şey daha var. Elinizde kuşunuzla dolaşıyorsunuz. Yere bom yapıverdi. Hemen ayağının birini baş parmağınızla hafifçe tutun ki bir yere gitmesin. Sonra birlikte banyoya gidin, yada hernereden peçete alacaksanız oraya ve "onunla birlikte", "onun gözü önünde" peçeteyle bomu alın, yine birlikte, bomlu peçeteyle kafesine, T sopasına oyun bahçesine vs. gidin ve ona "bom buraya" diyerek bomlu peçeteyi buraya atın. Bu süre içinde sizi görsün, izlesin.

Bu anlatım şekilleri sayesinde kuşunuza bom yapmanın da bir adabı olduğunu zamanla göstereceksiniz ve kuşunuz yine zamanla bu adabı uygulamaya başlayacak. Eskiden, papağanlarımdan biri ağır hastaydı. Ölüm döşeğindeydi işin aslı, kurtulma ümidi kalmamıştı (kangrendi). Gece onu yalnız bırakmak istemediğimden ve o da yalnız kalmak istemediği için yatakta benimle uyurdu, boynuma sokulup yatardı. Bütün gece tavşan uykusu uyurdum tabii. Ama iyi yürekli hasta papağanım bütün gece boyunca boynumda yatmasına rağmen bir defa olsun üstüme tuvaletini yapmadı. Her tuvaleti geldiğinde sürüne sürüne yatağımın baş kısmına koyduğum bir kağıdın üstüne gider, oraya tuvaletini yapar, boynuma geri dönerdi. Bunu ona ben öğretmedim. O hasta durumunda üstüme istediği kadar yapsa umurumda olmazdı ama, üstümü pisletmemesi gerektiğini ve benim bundan hoşlanmadığımı öyle iyi biliyordu ki, kendiliğinden böyle bir davranışta bulundu. Bana sadece, madem tuvaletini buraya yapıyor kağıt koyayım bari, diye düşünmek kaldı. Yani demem o ki, papağanlar bu işi çok iyi öğrenebilir. Önemli olan sizin onu anlayabilmeniz. Ve elbette korku, heyecan, hastalık gibi durumlarda papağanınızın tuvaletini nereye yaptığını düşünemeyebileceğini anlayışla karşılamanız.

Nehir

© 2011-2013 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva | dersler | turler | okulun haylazları| iletişim