baslik

baslik02

baslik01

 

 


AFRİKA GRİ PAPAĞANI
Alt Türler
Sorunlar

AMAZON PAPAĞANI
Alt Türler
Sorunlar

ARA PAPAĞANI
Alt Türler
Sorunlar

ECLECTUS PAPAĞANI
Sorunlar

KAKADULAR
Alt Türler
Sorunlar

QUAKERLAR
Sorunlar

SENEGAL PAPAĞANI
Sorunlar

Sevda Papağanlarıyla İlgili Sorunlar

 

Bu ufaklıklarla ilgili bir sürü şikayet duyuyorum, şikayetlerin çoğu ısırma ve yaramazlık sorunları çevresinde dönüyor :) Konuya geçmeden önce bir şeyi not edeyim, "Cennet papağanı" da Sevda papağanları türüne dahildir.

Sevda papağanı ebeveynleri genel olarak şöyle bir hata yapıyor: bu papağanların çok baskın, dolayısıyla sürü liderliğini ele geçirmeye meyilli olduğunu gözardı ediyorlar. Sanırım bunun nedeni, sevda papağanlarının ufak, komik ve küçük gagalı olması. :) Küçücük boylarına bakmadan ne kadar baskın olabilecekleri hesaba katılmıyor. Büyük papağanlarda insanlar bilhassa dikkat ediyor davranışlara, çünkü kocaman gagaları var ve insanlar bu gagadan çekiniyor. Sevda papağanlarının ufak gagası bazı davranışların görmezden gelinmesin1e neden oluyor. Sonuç, paralanan eller, kulaklar, dudaklar, giysiler ve boyunlar :)

Öncelikle size sevda papağanlarının bazı karakteristik özelliklerinden bahsetmeliyim. Küçüktürler evet, ama "papağandırlar". Davranışları ve ihtiyaçları büyük papağanlarınkiyle "aynıdır". Dolayısıyla kakadu beslerken neye dikkat ediliyorsa, sevda papağanı beslerken de ona dikkat edilmelidir.

Sevda papağanları,

- Kemirgendir ve bilhassa "çiğnemeyi" sever. Oyuncaklarının hemen hepsi kemirebileceği ağaç, tahta vs. yada parçalayabileceği karton, kabak lifi türü şeylerden oluşmalıdır.

- Baskın bir türdür. Yani evdeki insanlara, köpeklere, kedilere dominant davranmaya meyillidir. Evde bir sevda papağanınız varsa, evdeki her tür hayvanatın onun liderliğini kabul etmesini sağlamanız gerekir. SİZ HARİÇ! Sevda papağanınızın ilk hedefi siz olursunuz çünkü yaşanılan evin sizin sahiplendiğiniz bir alan olduğunu bilir ve bastırılması gereken ilk hedef olarak sizi seçer.

- Zeki, inatçı ve haylazdır. Yasakları delmeyi çok sever, izin vermediğiniz bir eşyayı kemirmek için saatlerce pusuda bekleyebilir. Çok iyi rol yapar. Çok hareketli bir kuştur.

- Şakacıdır. Afrika grilerin utangaç olduğu gibi, muhabbetlerin hayalperest oluşu gibi, bu türün tipik özelliği de eşek şakasını çok sevmesidir.

- Cesurdur. Dolayısıyla herkese, herşeye kafa tutabilir, kendisini riske atabilir.

- Kıskançtırlar, ilginin üstlerinde olmasından hoşlanırlar. Bazen haylaz davranışlarının altında bu neden yatar.

Bu özelliklerinden birini unuttuğunuz anda başınıza her dert açılır. Sırf merakından aralık pencereden dışarı kaçabilir, boynunuza küçük bir çimdik atıp adeta gülerek "cak cak cak" diye kaçabilir, bilhassa kızdığınız eşyalara dadanabilir, saçlarınıza musallat olabilir, elinizi kolunuzu kalbura çevirebilir vs. Bu davranışların elbette sorumlusu siz olursunuz. Çünkü bu papağanların aynı büyük papağan gibi davranış eğitiminden geçmesi, sosyalleştirilmesi gereklidir. Küçük oluşuna aldırmadan, ona evin kurallarını, sizin kurallarınızı öğretmiş olmanız ve "sürü liderinin" SİZ olduğunu ona anlatmış olmanız gerekir. Günlük sosyal aktivitelerinize ufaklığı da dahil ederek sosyalleştirmeniz de yardımcı olur. Ama şunu da hiç bir zaman unutmamanız gerekir ki, sevda papağanları "şakacı"dır. Dünyanın en iyi eğitmeni olsanız ve dünyanın en sosyal, eğitimli sevda papağanına sahip de olsanız onun bu karakteristik özelliğini "değiştiremezsiniz". O her an bir oyun üretme peşindedir, her şeyi oyuncak olarak görme eğilimindedir ve sizi ufak şakalarla kızdırmaya "bayılır". Çok eskiden bir sevda papağanım vardı benimde. Çoook ama çok sevdiğim kuşlarımdan biriydi kendisi ve çok sosyal, çok akıllı, iyi eğitimli bir kuştu. Ama benim yatağa yattığımı gördüğü anda ne yapardı? Yorganın altına girip ayaklarımı ısırıp beni ciyaklatırdı! Bu onun için çok eğlenceli bir oyundu ve tamamen kendi icadıydı. Sevda papağanları abartmaya meyilli olur, ben bu oyununu bozmazdım, aksine ona uyardım ama fazla ısırdığı anda "çok ısırdın" diyerek oyunu bitirirdim ve bir anda ciddileşirdim. Haydut ciddileşip kalktığımı görünce hemen gelip öpücük yağdırırdı, özür dilemek için. Yani sevda papağanınızın sizinle bu tip oyunlar oynaması normaldir, sorun, sınırları belirlemediğinizde, sürü liderliğinizi ortaya koymadığınızda ortaya çıkar.2

Peki birçok ebeveyn ne yapıyor? Muhabbet kuşuymuş gibi, ele alışır alışmaz "kuşu omzunda gezdiriyor", "istediği şeyle istediği gibi oynamasına izin veriyor", "istediği yerde uzun süre kalmasına izin veriyor", "kafesin kapısını, daha yeni alışmış olmasına rağmen sürekli açık bırakıyor dolayısıyla kafese giriş çıkış saatlerini onun keyfine bırakıyor", "parmağını gagasına uzatıp kaçırarak kafesin içinde yada dışında ona oyun oynatıyor", "elbiselerin küçük ipliklerini çekiştirmesine gülüyor", "kulaktaki küpeleri kurcalamasına izin veriyor" vs. Dolayısıyla bir çok ebeveyn "sürü liderliğini" daha baştan onun eline veriyor. Sonuçta davranış bozukluklarıyla dolu bir "papağan" oluyor elinizde. Bütün bu izin verilen şeyleri büyük bir papağana uygulasak, aynı sonucu alırız. Ama büyük bir papağanın elbisemizin kenarını azıcık dahi olsa gagalamasının elbisemize zarar verebileceğini biliriz ve daha baştan yakamızı kemirmek isteyen büyük papağanımıza "hayır" diyerek sınırları belirleriz. Ancak söz konusu cennet papağanı olunca gagası ve boyutları küçümseniyor. Elbisenizin yakasıyla yada küpenizle sadece "bir defa" oynamasına izin vermeniz dahi onun için şu anlama geliyor: "Hmm, bu bir oyuncak." Sevda papağanlarının haylaz karakteri de işin içine girince giderek brutalleşen oynama şekilleriyle çileden çıkmaya başlıyorsunuz. Unutmayın, papağanlar "yıkıcıdır" oyun oynamak onların lügatında "yıkmak, bozmak, kırmak, parçalamak, zarar vermek" anlamına gelir. Ve sevda papağanları da "papağandır".

3Nelere "daha baştan" izin vermemeniz gerektiğini kısaca listeleyeyim:

- Papağanınızın omzunuza çıkmasına izin vermemelisiniz! Papağanlar kolda, elde tutulmalıdır. Kuş "sürü lideri olduğunuzu tamamen kabul ettikten sonra", birlikte birşeyler yaparken, örneğin traş oluyorsunuz, bir süreliğine omzunuzda durabilir. Ancak omzunuza "istediği zaman" çıkmamalıdır. Omzunuzda ne zaman duracağına siz karar vermelisiniz. Kendiliğinden omzunuza konarsa, "hayır" diyerek onu elinize almalısınız. Siz Tv karşısında otururken sizinle takılmak istiyorsa, omzunuzda, kafanızda değil, kolunuzda yada bacağınızda oturmalıdır. Unutmayın, sevda papağanları omuzda takılmayı çok sever. Siz de onun bu davranışını seviyorsanız, bazı şeyleri göze almanız gerekir. Papağanınızı omzunuzda gezdirmekten hoşlanıyorsanız, ya kuşum boynuma çimdik atıyor diye şikayet etmeyin yani. Şakacıdırlar "her an" :)

- Bilhassa ilk zamanlarda papağanınızın kafes kapısı sürekli açık olmamalıdır. Ne zaman çıkacağı, ne zaman kafesine gireceği sizin kontrolünüzde olmalıdır. Aksi taktirde sürü liderliğinizi kaptırırsınız. Aradan uzun zaman geçer, roller kesinleşir, kafesine girme çıkma konusunda sizin lafınızı dinleyen uslu bir kuş olmuştur, o zaman gün içinde kafes kapısı sürekli açık durabilir. Elbette siz istediğinizde itirazsız kafesine giriyorsa.

- Sevda papağanınızı "ASLA" parmağınızla oynatmayın, onu parmağınıza şakadan da olsa saldırması için teşvik etmeyin, onu burnunuzla, parmağınızla şaka amaçlı dahi olsa "kızdırmayın". Parmağınızı sağa sola oynattığınızda verdiği tepkiler çok hoşunuza gidiyor olabilir. Ancak ilerleyen zamanlarda "parmak=oyuncak" mantığı iyice yerleşecek ve oyuncaklarını nasıl parçalıyorsa, parmağınızı da öyle parçalamaya başlayacak.

- Elbiselerinizle oynamasına izin vermeyin. Gagası küçük olabilir ama gayet kuvvetlidir. Alışkanlık haline gelirse, kıyafetleriniz güve deliği gibi papağan delikleriyle dolmaya başlar. Oynamasına izin verdiğiniz "herşeyin" onun gözünde herhangi bir eşya değil, "oyuncak" olarak görüleceğini unutmayın. Papağanların oyuncaklarıyla olan şiddet dolu ilişkilerini tekrar hatırlatayım.

- Küpelerinizle oynamasına müsaade etmeyin. Büyük bir papağan küpenizi tek ısırıkta koparabilir, bu yüzden o koca gaga küpeye uzandığında hemen onu durdururuz, değil mi? Sevda papağanları küpenizi tek ısırıkta koparamayabilir ama küçük gagalarıyla küpeyle ilgilenirken, kulağınıza çimdik atabilir. Çimdiği yediğinizde istemsizce tepki verirsiniz ve evet.. Papağanınıza kulağınızı ısırmayı yada size çimdik atmayı o anda öğretmiş oldunuz. Çimdik atmayı öğrenmiş papağanınızın elinize, kolunuza, boynunuza küçük ısırklar atıp kaçma oyununu keşfetmesi uzun zaman almayacaktır. Elbette çimdiği öğreten tek şey küpe değildir, bazen ince kolyeler, bazen bilezikler, bazen saçlar, gözlükler, sakal bıyıklar, bazense kıyafetlerdir.

Peki ne yapılmalı?5

Papağanınıza neyin oyuncak neyin oyuncak olmadığını çok iyi anlatmalısınız. Küpenizle oynamaya kalkarsa (ki omzunuza almayın kuşunuzu, tekrarlıyorum), "hayır" deyin ve küpenizi çıkarın. Kol yeninizi kemirmeye kalkarsa, "hayır" deyin ve "oyuncak" diyerek küçük bir çöp uzatın. Yine kol yeninize atılırsa, "sakince" "hayır" deyin ve onu kafesine koyun. Sadece 5 dakika kalsın. 5 dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi onu dışarı çıkarın. İstemeyen her davranışında bu yöntemi uygulayın. Papağanlara bir davranışın yanlış olduğunu göstermek istiyorsanız "sabırlı" ve "tutarlı" olmak zorundasınız. İki denemeden sonra sıkılıp başka bir yönteme geçerseniz, boş yere uğraşmış olursunuz ve papağanınızı umursamaz hale getirirsiniz. Halbuki tutarlı ve sabırlı davranıp her yanlış hareketinde "aynı" tepkiyi verirseniz, ona birşeyler anlatmış olursunuz. Zamanla istenmeyen davranıştan vazgeçer, birdenbire değil!

İstenmeyen davranışlarına karşı verdiğiniz her tür tepki; bağırma, oflama, cuklama, el çırpma, ciyaklama, gürültü çıkarma vs. papağanınızın davranışını "körüklemeye" yarar. Onu davranışından vazgeçirmenin tek yolu, "sakin, sıkıcı ve sessiz olmaktır." Kızdıysanız gözlerinin içine dik dik bakın ama "ses çıkarmayın". Canınız yandıysa sakince "canımı yaktın" deyin ve onu diğer elinize alın, kafesine koyun. 5 dakika sonra çıkarın. Oynamasını istemediğiniz bir biblonuzla uğraşıyorsa, "sakince" onu elinize alın, bir bibloya bir gözlerinin içine bakarak "hayır" deyin. Tekrar bibloya giderse, yine sakince elinize alın, "hayır" deyin ve kafesine 5 dakikalığına koyun. "Sakin" olmanın şöyle bir önemi var. Öncelikle kuşunuz sizin tepkinizden korkmayacak, onu korkutmaya değil, ona birşey anlatmaya çalışıyorsunuz. Tepkinizden korkarsa tepkisel davranır, inatçı olduklarını unutmayın. İnadına gider bibloyla uğraşır. Ayrıca "eyvah kızdı" diye düşünüp pır pır etrafta uçma alışkanlığı kazanmamasını sağlamış olursunuz. Kızarsanız uçup kaçar, sizi beş saat peşinde koşturur. Siz daha fazla sinirlenirsiniz ve sonuç: papağanınızın davranış bozukluğu körüklenmiş olur.

Tabii sadece ona "bunu yapma"yı öğretmekle iş bitmiyor. Ona bir alternatif sunmanız gerek. Kolyenizle, küpenizle mi oynuyor? O halde boynunuza "oyuncak kolyelerden", bileğinize "oyuncak bileziklerden" takın. Örneği aşağıda. Bunun gibi oyuncak kolyeleri/bilezikleri kendiniz de üretebilirsiniz. Bu tip oyuncakların yararı şudur; büyük ve bol uzantılı olduğu için incecik zincir kolyeyle oynadığındaki gibi boynunuz yanlışlıkla çimdiklemez, dolayısıyla ona çimdikleme davranışı kazandırmaz. Bu tip oyuncaklar kıyafetlerin üzerine takılabilir. Kuşunuz kıyafetinizi kemirmek yerine bu oyuncağa kolayca yönelir. Bu oyuncağın bilezik versiyonunu da üretebilirsiniz. Oyuncakta ince halatlar, kartonlar, paket ipleri, kumaş parçaları, boncuklar (boğazına kaçmayacak küçüklükte) vs. olmalı. Kıyafetinizi mi kemiriyor? "Hayır" diyerek yakanızı kurtarın ve bunun yerine kolye oyuncaktaki kumaş parçalarına onu yönlendirin. Ona alternatif sunun.

11

Ağzına bir çöp sıkıştırmak sadece bir iki defa kullanılabilecek bir yöntemdir. Ona gerçek bir oyuncak alternatifi sunmanız gerekir. Kuşunuz sürekli bir bibloya musallat mı oluyor? Ona biblodan daha ilginç, bibloda hoşlandığı özellikleri taşıyan (örneğin, ipler, yada parlak bir yüzey) bir alternatif sunmanız gerekir. Elinizi oyuncak belleyip elinize mi saldırıyor? Elinizi ısırdığında "hayır" deyin ve elinizin üstüne bol oyuncaklı bir oyuncak kolyesi koyun. Elinize çıksın ve oyuncak kolyesiyle oynasın. Oyuna iyice daldığında elinizi yavaş yavaş çekin, kolyeyle oynadığı sürece ona bol bol gülün, onunla ilgilenin.

5Bütün papağanlar bazen kuytulara girmeyi sever ama Sevda papağanlarının gizlenmeye, kovuklara girmeye özel bir ilgisi vardır. Bilhassa sevdiği insanların kıyafetlerinin içine girmekten çok hoşlanırlar. Papağanınızı giysilerinizin içine girmesi için teşvik "etmelisiniz". Çiğnemesine izin vermeyin ama gömleğinizin içine girip çıksın. Bu neden gereklidir? Papağanınız bu sayede kokunuza iyice alışır, sizi benimser. Ve "onun gözünde" birlikte oyun oynamış olursunuz! Ama sakın papağanınız gömleğinizin, cebinizin içindeyken onu parmağınızla eğlendirmeye çalışmayın. Kovuk gibi bir yere girip oradan etrafa bakmak onun için yeterince eğlendiricidir!

Unutmayın, sevda papağanları genelde "ilgiyi daha fazla çekmek" için saldırganlaşır. Burada "daha fazla"yı bilhassa kullanıyorum. Evet, kuşunuza ilgi gösteriyorsunuz belki, o oyun oynarken onu izliyorsunuz, arada güzel şeyler söylüyorsunuz vs. Ama o bu ilgiyi yetersiz buluyor. Bütün ilginizin onda olmasını, kendisiyle "birlikte" oyun oynamanızı istiyor. Sizi oyuna dahil etmenin en kolay yolu ise size eşek şakası yapmak. Yani sizi kızdırmak. Saçınızı yolabilir, elinizi kolunuzu ısırabilir, gidip gözlüğünüze konar, kaşınızı ısırır bilmem ne kadar örnek biliyorum. Onunla "oyun oynamalısınız". Eğer siz bir oyun icat edip onunla oynamazsanız, o kendisi oyun icat eder ve sizi zorla oyuna dahil eder. Haşır huşur ses çıkaran paket kağıtlarıyla bir kaç top yapın, elinize küçük bir sopa alın ve sopa aracılığıyla topları ona doğru ittirerek bir oyun başlatın. Bu tip şeyleri "elinizle, parmağınızla" yapmamaya çalışın. El, parmak oyuncak yerine geçmemeli! Bu tip oyunlar bulmalısınız. Papağanınızın istediği "ilgi" böyle birşey işte.

İşin püf noktası, temeli bunlar. Bu temeli kaptıktan sonra, papağanınızla ilişkinizi yeniden düzenlemelisiniz. Unutmayın, "ona birşey anlatmak istiyorsanız, davranışlarınızı kullanmalısınız". Sözleriniz, çıkardığınız sesler, el kol hareketleriniz onun için sadece ilginçtir. Papağanlar "mimikleri" okur, davranışlarınızdan bir anlam çıkarır. Sakın Sevda papağanlarını küçük oldukları için küçümsemeyin, kuşun boyutunu, türünü önemsemeden ona kendinizi ifade edin, ev içindeki kuralları ona anlatın ve "sürü liderliğini" asla ona vermeyin! Son olarak, boyutu ne olursa olsun, "kolay" papağan yoktur!!!

Nehir

 

KONUR PAPAĞANI
Alt Türler
Sorunlar

SEVDA PAPAĞANI
Alt Türler
Sorunlar

LORİ/LORİKEET
Alt Türler
Sorunlar

SULTAN PAPAĞANI
Sorunlar

ROSELLA PAPAĞANI
Alt Türler
Sorunlar

RİNGNECK PAPAĞANLARI
Alt Türler
Sorunlar

MUHABBET KUŞU
Sorunlar

© 2011-2013 Papağan Okulu, Her hakkı saklıdır.
yuva| dersler | türler | okulun haylazları| iletişim